Erkeklikten Kadınlığa,Kadınlıktan Erkekliğe

Erkeklikten Kadınlığa,Kadınlıktan Erkekliğe

Hızla gelişen teknoloji ve değişen hayat standartları, insan yaşamını en temel unsurlarından etkilemeye devam ediyor. Tarih seyri içresinde birçok buluş ve teknik ilerlemeler, insanın hızlı bir düşünce ve yaşam tarzı değişikliğine sebep olmuştur. Avrupa kıtası insanlarının değişimi, tarihimizin en yakın ve izlerinin görülebildiği canlı örneğidir. Bazı olaylar tüm insanlığı etkisi altına alırken bazıları  sadece bir kavme ya da millete has olarak etkisini göstermiştir. Tarihte “Amazon Kadınları” olarak bilinen savaşçı kadınların varlığından tutun da ta hadım edilerek “Nötrleşen” ya da erkeklik fonksiyonlarını kaybeden insanlara kadar birçok örnek yer almaktadır.

Bu yazımızda   “Erkeklik ve Kadınlık Sapması”  nedir? Buna sebep olan etkenler nelerdir? Eğer bu bir problemse çözüm önerileri nelerdir? Sorularının cevabını irdeleyeceğiz.

Öncelikle şunu belirtmek isteriz, bu yazımız da ne erkek tarafını ne de kadın tarafını kötüleme ya da aşağılama düşüncesinde olmadığımızı, aksine erkeklik ve kadınlığın ne kadar önemli ve korunması gereken bir yaratılış özelliği olduğunu vurgulamak isteriz.

Günümüz yaşam tarzı ve beslenme alışkanları sonucu, erkeler de ve kadınlarda bir takım davranış  bozuklukları kendini göstermeye başlamıştır. Evi geçindirmekle sorumlu olan erkek, aynı zaman da evin de doğal olarak reisidir. Erkek doğuştan, kadından daha güçlü olarak yaratılmıştır. Güçlü olan erkek bu özelliğini evini geçindirme ve ailesini koruyup kollama gibi bir takım kuvvet gerektiren işlere harcaması yerinde görülmektedir. Erkek yaratılışına uygun bu rollerden uzaklaşmaya başlayınca “fıtrat kayması” yaşaması kaçınılmaz hale gelecektir. Evine reis olması gereken erkek yavaş yavaş yönetilen, emir alan konumuna geçmeye başlayacaktır. Bu durum ilerleyen safhalarda erkeğin erkek gibi davranmasına engel olacak ve erkeği itaatkâr ne istenirse yapan, uysal karısının ve ailesinin sözünden ayrılmayan “Ana kuzusu” haline getirecektir. Dışarıdan bakıldığında göze ve kulağa hoş gelen bu durum, aslında hem kadın hem de erkek için bir zulümdür. Kadın yanında güçlü ve kendisini kollayıp sahip çıkan bir erkek ister. Erkek ise ona itaat eden sevgi besleyen ona güçlü olduğunu hissettirecek bir kadın ister. Toplumda yapay yollarla ve medya aracılığıyla istenen erkek tipi ise; karısının emrinden çıkmayan her istediğini yapan, yumuşak huylu halim selim ailesini hiç incitmeden tüm isteklerini yerine getiren modern erkek tipidir. Bu ise ne erkeği ne de kadını mutlu etmez ve ailelerin zamanla ayrışmasına hatta erkeğin kadınlaşmasına sebep olmaktadır.

Günümüz kadınlarının genelinde çalışmaya bir merak ve evi geçindirmek için bir çaba görülmektedir. Dışarıdan bakıldığında oldukça yerinde bir davranış gibi görünse de gerçekte çok büyük problemlere yol açacak bir sapmadır. Kadının asli görevi evi geçindirmek değil, kadınlık rolünü yerine getirmesidir. Erkek evinde ona karşı sevgi besleyen, onu hasretle süslenmiş bir şekilde bekleyen kadın görmek ister. Böyle davranan bir kadın fıtratına uygun davranmış olur ve erkeğin de kendi rolüne uygun davranış sergilemesine zemin hazırlar. Çalışma ortamı ister istemez kadınların farklı yapay davranışlar sergilemelerine sebebiyet vermektedir. Çalışan kadınlar Avrupa’da ne kadar zorluk çekmektedirler.  Eve yorgun gelen erkek ve kadın rollerini, ne çocuklara karşı ne de birbirlerine karşı hakkıyla sergileyememektedir. Durum böyle olunca kadın kadınsı olmaktan erkek erkesi olmaktan uzaklaşıyor.  Erkek gibi davranmaya ve güçlü görünmeye çalışan hiçbir kadın çekici değildir bir erkek için.

Karşı cinsler ne kadar zıt iseler o kadar çekici olurlar. Erkek ve kadın birbirlerine ne kadar çok benzerlerse o kadar itici olurlar. Yaratıcı cinsleri farklı özelliklerde  yaratmıştır,bu iki cinsi eşitlemeye çalışmak ve “Feministlik” adı altında kadınlarla dünyayı yönetmeye çalışmak  ve erkekleri pasifize  ederek emelleri uğrunda kullanmak, tüm insanlığa yapılan en büyük zulümdür.

Erkekler evi yönetmeli güç ve iktidar sahibi olmalı, bu gücünü ve iktidarını ailesi koruyup kollamak onları rahat ettirmek için kullanmalıdır. Kadın da evinde erkeğine itaat etmeli ve ona seygi ile bağlanarak himayesi altında olduğunu ona hissettirmelidir. Karşılıklı sevgi ve hürmetle daha mutlu gelecek nesiller yetiştirmelidirler.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Ptt kart